Konun özüne dönecek olursak efendim, 5 Nisan 2015 Pazar gününden beri, son yazdığım yazımla ilgili değişik bir mail trafiği yaşıyorum. Konuyu bilen bilir, bilmeyenler için söylüyorum; aman hiç bulaşmayın canlarım! Ihım-ıhım... Neyse. Model kim, ünlü mü, en son ne zaman görüştünüz, seni seviyor mu, seni s*.... Ops! Burdan da o maili atan arkadaşa terbiyemi ödünç veriyorum. Ama tabii her çeşit okuyucuyla karşılaşmak mümkün. Hele konu Model olunca... Model demişken, bu blogumun gözde adamı oldu birden yahu. Hatta kendimi pabucu dama atılmış bile hissettim yani. Modelle ilgili mailler, sorular bilmem neler falan filan. Oysaki bana en son karşılıksız aşklarla ilgili bir yazı istenildiğinde mail atılmıştı.-Bir buçuk sene önce- Böyle diyince yoğun istek gibi geliyor değil miiiiii, nerdeee sadece Ezgi'nin kişisel isteğiydi.
Kime: bestetosuner@gmail.com
Kimden: Ezgi
Karşılıksız aşklarla ilgili bi yazı yazsana. Şimdiden teşekkür.
Bu kadar. Bu kadar uzun bir mail di. Ama Model'in sarışın mı, esmer mi -hatttta ve hattta- kumral mı olduğunu soran bir soru maili de aldım, vatana millete hayırlı olsun. Cümleten ben kaçtıııım. Evet, kaçtım yani cevap veremedim. Kala kaldım. Tam bir ifşa olmak durumu mod on yani. Ben şimdi sarışın desem, kumral desem bu boyunu soracak, kilosunu sorcak. O da yetmicek hangi ajansta olduğunu sorcak artık önünü arkasını alamicaz modelliğe başlama hikayesini, anasını-babasını, ayak numarasını sorucak benim de yazarlık hayatımın bitişine neden olucak. Allaaahııım, iyi ki ileriyi gören bir insanım da felaket gerçekleşmeden önüne geçtim, afferim bana.
Bu soruyu soranın bir kız olmasını ümit ediyorum ayrıca. Aksi durumda- hakkında bu kadar dedikodu döndüğünden haberi olamayan Model bey'in de hiç hoşuna gitmeyecektir.
Diyorum ya şu blogu açtığımdan beri ilk defa bir yazıyla ilgili bu kadar çok mail aldım. Yorumları da es geçmiyorum. Bunda Model'in Model olması mı, yaşadığımız olayın entrika ve ihtirası mı (Brazilya dizisine çevirdim olayı iki dakika da- Alkış!!), iki kadın bir adam edebiyatı mı, yoksa ilk defa cinselliğin içinde harmanlandığı (hatta neredeyse öyle başladığı) bir olay olması mı etkili bilemiyorum. Benim yazmak konusunda yeteneğimden de olabilir. Evet, yazar bunda kendisiyle azcık övünmek istiyor. Benim de egom bu oluversin canım, çok mu?
Bir çok görüş ortaya atıldı Modelle ilgili. Benimle ilgili. Seray Sever ile ilgili. Topumuzla ilgili haha.
Yakında halkın sesi konuşacak. Model&Bessy'ciler, Model&Seray Sever'ciler olarak iki ana grupta inceleneceğiz neredeyse. Hukuk dersinde biz işleneceğiz, sosyoloji de ev partisi'nde üç bireysel eylem adında başlıklarla örnek gösterileceğiz, övüleceğiz, taşlanacağız, heykelimizi yapacaklar, kafamızı kıracaklar... Resmen bir fantastike öğelerle süslü bu örneklerimi asla ve asla, katti ama katiyen ciddiye almayınız. Alan biri olursa, derin bir nefes alıp sakinleşmesini söyleyeniz. Bu kamu spotu metnimi okumayı yarıda bırakan bir dünya insan toplarım valla buraya. Ya da yok be, ne toplucam... Şimdi onlar da Model aşağı, Model yukarı falan olurlar artık sizi müşteri temsilcisine aktarıyorum der çeker giderim arkadaş. Ben içimdekileri döküp, başka yazılarda görüşmek üzere olacağımızı düşünürken Model Of the Model sezon 1 izler gibi oluyorum. Ben hatırlamak istemiyorum, geldi geçti diyorum resmen bir buluş yaratılıyor Modelle ilgili. Model'in son sürümü gelecek yakında.
Hayır normal okuyucularım'dan ziyade, kendi arkadaşlarım da böyle oldu. Bir oyuncu arkadaşım okumuş yazımı... O gece anında arayıverdi. Adama bak, Model'e iş teklif edecek edasında resmen. Allahım sen koru yarabbim. Resmen başıma bela aldım. YİNE. Ayrıca sadece oyuncu değil canım, sıradan bi kız arkadaşım da maydanozluk yaptı tabii.
+Bessy, şişt? Ne ayak kızım Model falan?
-Yok bi ayak ya.
+Sen Modeller'le mi takılıyosun?
-Takılıyorsun derken?
+Yani tanışmak, görüşmek falan.
-Tanıştım sadeceeee... (burda sanki yazıda her bi b*ku anlatmamışım gibi gayet cool olmaya çalışıyorum. gülelim mi?)
+Kim bu tanıyor muyum?
-Tanımazsın ya, nerden tanıcaksın. O seni tanımıyo. Görmemiştir televizyonda
Başka bir telefon görüşmesi...
+Rahibe hayatı yaşaya yaşaya ölceksin derken turnayı gözünden mi vurdun len?
-Düzgün konuş Kepçe!!
+Şaka şaka. Kızım bilirsin severim seni ama bu çocuk bu konumda, bu durumda kalbini düşünmek istemez bence. Düzenli seks hayatı... vahooov. Hatun'un performansı nasıl?
-BİLMİYORUM CANIM SEVİŞMEDİM! SEN KAPAR MISIN ARTIK ÇENENİ?
+Ya bakma bana.. Ştt yalnız bu çocuk seviyo olabilir.
-Nerden çıkardın bunu?
-Amacı yatmak olan bir erkek seni kalabalığa çağırmaz ki kızım.
Ve bir başka...
-Kaçtığı yerde kalsın zaten... bunu mu demek için aradın haha.
+Kaçtığı yerde kalsın dediğin herifi... Neyse tamam tamam sıkıştırmicam.
-Ne? Ya haha neden şıkışıcak mışım hem ben, gayet rahatım.
+Deli gibi özlemişsin sen bu herifi. Hatta bence sen Seray Sever'i de hala seviyorsun. Kabul etmesen de ikisine de değer veriyorsun. O yüzden bu kadar çıkmazdasın.
-Çıkmazda falan değilim!!
+İnatlaşacak mıyız? Seni tanırım. Acı çekmemek için kaçıyorsun. Bencillik ama bu.
-Sen kimin tarafındasın yeaaaa? (Allahım arkadaşlarım bir olmuş Model yüzünden üstüme çullanıyorlar resmen ya! Allah belanı vermesin Modelcim)
+Taraf tutulcak bir şey yok bitanem. İkisinden de vazgeçmişsin işte çok belli. Arkadaşını üzmemek adına Model'den, seni incittiği için arkadaşından, sana oyun oynadığını düşündüğün için Model'den vazgeçmişsin.
-Çok geçerli sebepler bence.
+Model gelse, çıksa karşına ne diceksin?
-Ne alaka şimdi?
+Diyelim ki geldi?
-Gitsin ya niye geliyo?
Ben devam ediyorum, gayet iyiyim. Güçlüyüm, güzelim, başarılıyım. Hayatımın içine edecek her hangi bir şeye yer yok artık. Asla yıkılmam, yılmam. Bile bile ateşe atmam kendimi. Yanarken, başkalarının yandığını izleyemem. Her şey unutulur. Unutulmaz denen şey koca bir yalandır zaten. Hissettirdiği şeyi asla unutmasan da olayı unutursun, kişiyi unutursun, günü unutursun, her şeyi unutursun... bu yeter. Kahvemin son yudumunu içtim az önce. Ilımış...



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder