20 Nisan 2014 Pazar

Sahibi olan adam başınıza bela açar, Best demişti dersiniz

Bizim Çakma Nina ve Hava Yastığı.
Heheh çok tatlışlar değil mi? :D
Öyle bir başlıkla başladım ki yazıya, sanki çok trajedik bir olay anlatıcam. Ahaha yok be, sevgilisi olan adama falan da asılmadım. İşte benim de empati yapma özelliğim fazla gelişmiş vallahi. Bir kere boynuzları yedikten sonra, o boynuzları başka bir kadına takmak istemem. Tabii bunu tek taraflı yapmıcam da... Öyle işte. Sevgilisi olan adama neden asılırlar zaten anlamam. Hayır yani sana ondan hayır gelir mi? Gelmez. Tutup elinden sokaklarda yürüyebilir misin? Yürüyemezsin. Ailenle tanıştırabilir misin? A-oou... bu zaten ilerlemiş bir ilişkinin örneği oldu. Kaldı ki adamın sevgilisi varken bunu yapmak mide ister. Bu arada aileyle tanışma faslı konulu bir yazı mı yazsam ne, şu an baya eğlenceli şeyler ortaya çıkarmış gibi hissettim. Ama ondan önce şu sevgilisi olan adama asılan kızlar'a gelelim. Kızlar... kızlar....

Bizim Çakma Nina (O kim diye soracak olursanız benim bi arkadaş. Kendisini şu Vampir Günlüklerinde oynayan esmer kız var ya Nina Dobrev... Hah, ona benzetiyorlarmış işte. Benzetiyorlarmış da değil canım, ben de benzetiyorum. O yüzden bu kızımıza Çakma Nina diyelim) 'nın sevgilisi var. Böyle tatlı, sempatik bi delikanlı (türk filmlerindeyim mod on). İşte bunların bi sevgili olamama, olma, sonra yine olamama ve sonunda artık olma durumları gibi bir ilişkileri vardı. (Geçen yazımda bahsettiğim yalama olmuş ilişki modeli değil ama bunlarınki. Sevgili olamadan ilişki... Anlamadınız değil mi? Sallayın gitsin, ben de anlamadım zaten. Ama çok tatlışlar ya, fazla ponçikler yani) Offfff, açıklama yapa yapa yazının yarısına geldim zaten.... Şimdi kaydı tekrardan başlatacak olursak bu bizim Çakma Nina'nin sevgilisi eski Playboylardan. Ama eski kısmına vurgu yapabiliriz. "Herkes bana hasta, hohoy hayat bana güzel" modunda olan bu adam, bizim Çakma Nina'dan sonra bir Mecnun, bir Kadir İnanır oldu. Gel gör ki o zamanında "hey bebeğim, sen de bana hastasın biliyorum. Muck" tavırları beyimize bela oldu. Allah'ı var yakışıklı çocuk. Günümüzün kızları da maşallah yakışıklı avında. Eee sonuç? "Sevgilisi mi var? Boş ver şekerim ayırırız" tarzı kızlarımız.

Kızın sevgilisine yanımda yavşadılar ya, o derece. O ne özgüven o? Sendeki özgüvene ceket iliklerim ben. Sonra o ceketin düğmesini sana yuttururum be kadın. Kesin sen google'a 'erkeği kendine aşık etme yöntemleri' ya da 'erkeği nasıl aşık ederim' yazıp, utanmadan sevgilisi olan adam için bunlara bakmışsındır. Ya sana da hak veriyorum, tamam gönül bu. Ama baktın o gönül sana kaymıyo, sen de adamın sevgilisi seni kaydırmadan dön gel gittiğin yoldan be bebeğim.

Çakma Nina ve Hava Yastığı :)
Çakma Nina ve ben bi gün oturmuşuz bi güzel kahvelerimizi de içmişiz, muhabbet ediyoruz. Ama ne muhabbet. Bi konu bitiyo, bi konuya başlıyoruz. Sessiz kaldığımız saniye yok yani. Bildiğin iki genç bayan tatlış, tatlış takılıyoruz. Sonra bunun sevgilisinden bi mesaj geldi. Şu sevgiliye de bi isim bulmak lazım ya. Hayır, yazarken daha zor oluyor yani. Ne desek ki şimdi? Gamzesi var sanırım bu çocuğun ama... o ne be okuyan, çocuk çağzı kız falan zanneder. Sonra Çakma Nina lezbiyen dedikoduları açarım kızın başına, tövbe yarabbi! Hava Yastığı diyelim biz buna. Uyumlu da oldu. Çakma Nina ve Hava Yastıığı.... Şu an isim uyumları değil konumuz tamam mı, uyumsuz oluversin n'apiyim yani. Çakma Nina tuttu kolumdan "Hadi sevgilim çağrıyo, birlikte gidelim" dedi. Ben n'apıcam ya iki sevgilisi arasında, başka zamana inşallah, yok benim zaten işim var, sen selamımı söyle, hadi ben gidiyorum bayyyy, ya bıraksana Çakma Nina, valla sen git bilmem ne derken yalvarıp yakarmama rağmen kendimi bizim Hava Yastığı'nın yanında buldum. İki sevgili yanında tek başıma olunca, iki nişanlının yanında gözetmenliğe gelen akraba gibi hissediyorum kendimi valla. Böyle bunlar aşktan bir birlerine gülerken göz göze gelip onlara da gülümsemeler, birazcık tartışsalar ara yapmalar falan. Tam o moddayım yani. Benden iyi görümce bile olur. Burdan kardeşimin ilerdeki sevgilisine göndermemi de yapayım hahaha.

Neyse biz bir girdik içeri. Çakma Nina buz kesti. Kızın yüzü bir düştü, bir düştü, dedim heralde Hava Yastığını falan rehin almışlar, böyle kafasına silah dayamışlar bizim kızın gelmesini bekliyolarmış.
Onun baktığı tarafa baktım- bizim enişte'nin yanında bi kız. Beynim bana oyun mu oynuyordu? Bu olayın sonu nereye gidecekti? Beynimde resmen 'to be continued' yazısı çıktı. Hani bu adam çok sadıktı yahu? Bastık gittik masaya. Çakma Nina benden önce uçtu tabii. Yüzünde sahte bi gülümseme. Afferin kız!
Hava Yastığı bizi görünce tedirgin oldu "Aşkım hoş geldiniz" dedi. Allaaaah hoş mu, boş mu göstericem ben sana şimdi Yastığını patlattığımın Hava Yastığı kılıklı! Çakma Nina da meraba hayatım'lı falan tarzlarında bi şeyler söyledi. Sıra geldi sarışın yelloza. İkimiz de böyle ters ters kıza bakıyoruz. Allahım bana n'oluyosa hep artistlik peşindeyim yani, hep.


-Meraba tanışıyo muyuz?
-Ay meraba. Yok ya ben Hava Yastığı'nin bi arkadaşıyım. Sen sevgilisi olmalısın?

Hayretler bi şeyler resmen. Adamın sevgilisi olduğunu bile bile ne o cilveler kızım, sen eceline mi susadın yani. Ne ki sendeki bu macera arayışı anlamadık. Gel seni bi Belgrat'a yollayalım yani eğer öyleyse.

-Evet ben sevgilisiyim.
-Hmm anladım.
-Siz nerden arkadaşsınız Hava Yastıığıla?
-Ya uzun hikaye, sonra anlatsam? Benim acelem var da.

Uzun hikaye? What the uzun hikaye? Hava Yastığı'yla arkadaşlığının uzun hikayesi var bi de. Ayy kız bi sahte, bi yapmacık var ya, görsen "kızın günahını neden alıyosunuz, arkadaşıdır" dediğine ve bana küfürler ettiğine pişman olursun. Banko bizim Hava Yastığına yavşayan fake arkadaş olan kızlardan biri bu da.
Neyse kız kalktı gitti. Kalkmasa flaş, flaş, flaş durumları yaşayabilirdik yani. Daha sonra öğrendik ki kız bizim Hava Yastığına "Sinek Valem olur musun?" diye mesaj atmış. Başta ben ne demek ya bu, salak bu kız ne saçmalamış, pişti oynayalım falan mı diyo ki, diye söylendim de meğersem bizim fake arkadaş baya baya sevgilim ol tarzı bi cümle kurmuş. Yavşaklığa bak yani, yavşaklığa zoom hatta. Ben bile hayatımda bir erkeğe çıkma teklifi edecek olsam, kırk yıl da düşünsem böyle bi şey aklıma gelmez. Sinek Valem olur musun nedir ya, resmen pişti oynayalım, der gibi. Yetmemiş kız bizim Hava Yastığına içtiğini falan söylemiş. Ay canısı biraz daha fazla içseydin belki güzel kafan, daha mükemmel çalışırdı, ha?      


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder