Hepimizin ilk okul da yazdığımız günlükleri vardır. Bunlardan bir tane de bende vardı. Her gün kalkıp, elimi-yüzümü yıkamam'dan tutun, kahvaltı ve hatta akşam yemeğinde ne yediğime kadar yazardım. Çocukluk işte, babam bir gün günlüğümü açık görmüş ve biraz okumuş ve o zamanlar kakır kıkır gülüyordu- ama ben neden güldüğünü hiç bir zaman anlamamıştım. Yani artık anlıyorum tabii ki, ben bile okudukça yarılıyorum. Yazım ve imla hatalarını geçin o zamanlar belliymiş betimlemelerde iyi olduğum. Yahu bir civciv'i ne kadar betimleyebilirsin ki? Ama ben yapmışım. Şimdi o günlükten kısa kısa paragraflar yazıyorum....

Not: Tamamen gülebilmeniz için, hiç bir düzeltme yapmadan yazacağım.
Sevgili günlük, sana yazmaya birazcıcık ara verdim tamam kabul ediyorum çok uzun bir ara verdim. Özürdilerim ama yazlığa seni götürmeyi unutmuşum banakızma ama anattıklarımdan sonra bana kızamazsın. Yazın seni götürmedim heycanlar iyice birikti.
Sevgili günlük, bu gün okula geldiğimde hiçkimse yoktu. Az sonra ayşe geldi.Türkçe ödevinden söz ettik. Dk'lar geçti sınıf doldu ilk der M.T dersiydi. M.T kitaplarımı çıkardım.Öğretmen sınıfa girdi.Tenefüste ayşe,melisa ve ben birlikte gezmeye başladık.Sonra tenefüs bitti
Sevgili günlük, sana anlatcaklarım var.Ama beni dinle -günlüğün kulağı vardı sanki- biz artık kışlık eve taşındık.Sana sıksık yazıcam. Ayrı bir odam oldu. Neyse bak şimdi bu gün okulda yılan oynadık.-Ah, ah ne çok oynardık, hey gidi günler- Seviye tesbit sınavı olduk sonuçları çok merak ediyorum.Birde büşranın evinin yolunu bulayım derken kayboluyordum. -Ay o günü hatırlıyorum.Köpek kovalamıştı beni-

Bu günlüğü yazdığım sıralarda dördüncü ya da beşinci sınıfta falandım. Bu imla hataları ve yazım yanlışlarından sonra altıncı sınıftan itibaren roman ve yazılar yazacağımı söyleseler dahi inanmazdım. Hatta bence kimse inanmazdı. Sanırım insancl kişiliğim küçük yaşlardan beri ortadaymış. Günlüğü bildiğin duyabilen, duyguları olan ve insan özelliklerine sahip bir varlık yapmışım ya, bravo bana.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder