Biz bu kankilerle öyle bir muhabbeti kurduk ki, tam da mekanın üstünde in cin muhabbetleri bile olmuştu. Hatta yetmedi çocuklar bize siteyle ilgili garip olaylar anlattı. Seni kessin be o oduncu!
Almanya da akıl hastalarının yüzde sekseni cin gördüğünü falan söylerlermiş falan da böyle şeyler anlattılar. Valla dinlerken bir korku filminin özetini dinliyormuşum gibi gelse de, muhabbet ortasında benim tuvaletimin gelmesi "İşte şimdi s*çtıkkk!" dedirtti bana. Ya kardeşim bana ne senin Alman'ının inlerinden, cinlerinden. Senin yüzünden çiş yapmaya gidemicem mi ben? Hay Allahım ya! Normal de hiç böyle şeylerden korkmayan, hatta bir gün cin gelirse korku filmlerindeki esas kızın yaptığı gibi cinle savaşayım diye düşünen, her korku filmini beğenmeyen ben, gece dörtte kap karanlık ıssız sokakta böyle hikayeler dinleyince resmen "çok beklediğim cin sakın şimdi gelme, hiç havamda değilim. Normalde alt ederdim de seni, şuan hiç hazır değilim" diye düşündüm resmen. "Hatta bu gece gelirsen s*çarım, resmen altıma ederdim" dedim. Allahım, tutuyorum yok, salamam, o da olmaz. Ne yapıcam, ne yapıcam derken S, malı beni kendisi sokağa sürüklediği yetmezmiş gibi, birde çişe benimle gelmedi. O an sırtımdan vurulmuşa döndüm. Yahu normalde zaten gel demem ama bu durum acil durum, kırmızı alarm. Ç'nin bahsettiği o hikayeler benim başıma da gelebilir yani. Hem gece, hem de tuvalet lan! Ben zaten şanssız bir insanım, kesin de başıma gelir yani. Ama o çişe benle gelmeyip, Ç ile biraz daha sohbet etmeyi seçti. En yakın arkadaşını böyle bir gece de yalnız bırakıyorsun ha, alacağın olsun S. "Mezarıma gelme istemem, istemem, istemeeem!" diye İbrahim Tatlıses'e bağlayacaktım resmen. Gerçi işler yine kurduğum kötü senaryoyla biterse, benim de sonum mezardı ya neyse. Allahım bu genç yaşımda, hayata o kadar sıkı tutunmuşken, bırak ölmeyi ellili yaşlarımda alacağım gençleştirici kremlerin hesabını yaparken sonum tuvalette bilinmeyen bir varlık tarafından öldürülmek mi olacaktı. Vay ben başımı alıp nerelere gideeem? Ecelden kaçış olmaz dedim, gittim eve- açtım kapıyı. Önce bir kontrol ettim. Duvar kenarlarına baktım, malum. Görünürde bir şey yoktu.. Hemen koşup tuvalete gittim. Çişimi o kadar çok tutmuşum ki sanki tuta tutta vaizlenmiş. Sanırsın bir oturuşta sekiz şişe bira devirdim de idrar kesem de bira fıçısı oluşacak. Ama o kadar rahatladım ki, o an şu malum davetsiz misafir gelse "sen bile keyfimi kaçıramazsın şuan be birader" derim, o derece. İşimi bitirip, ellerimi yıkayıp tüydüm hemen tabii. Zaten o an yakalanmak çok daha kötü olurdu ama Allahtan sonum öyle olmadı, affetti beni her herhalde.
Geri döndüm muhabbet yine koyulaşmış. Zaten koyuydu da bu sefer yemek muhabbetine girmişler. Benim de en sevdiğim muhabbetlerin arasında yemek muhabbeti gelir. Böyle millet bir birine tattığı güzel lezzetleri anlatır, fikir alışverişi yaparlar, tarif falan verirler, üstüne karınları acıkır ama yiyemezler. Bayılırım yani!O anda canımız çiğ köfte çekti. Çünkü oradan açılmış konu, nasıl açıldıysa! Alman yemeklerini falan anlatıyorlar. Valla bana ne sizin Alman yemeklerinizden kardeşim, mis gibi çiğ köfte varken! Ama hayvan gibi canım çekti bee! Yalnız bu ikisinde sürekli bir muhabbet değiştirme durumu vardı. Almanların genelinde var mıdır bu bilmem de, abartısız sabaha kadar kırk konu değiştirmişlerdir. Arabalardan tutun da, futbola, danstan, politikaya kadar alakalı alakasız bir sürü konu hakkında konuştuk. İyi bir şey aslında bu. En azından konuştuğumuz insanlar beyni boş, salak salak sürekli gülen tipler değillerdi ama azıcık çeneleri düşüktü işte.
Gecenin sonunda, -gecenin sonu diyorum çünkü uyumadan gece bitti ve sabah oldu- ben o kadar yorulmuşum ve uykum geldi ki, bana ne ya yarasasından, cininden diye eve çıktım. Tabii bunda sabah olup, etrafın günlük güneşlik olmasının yüzde doksan dokuz nokta dokuz bir payı vardı. Çıktım eve uyudum, S'yi de bizim kankilere postaladım. Pişman değilim, şimdi olsa şimdi yaparım. Kız yüzünden on iki saat boyunca uyumamışım. Resmen yıllık fedakarlığımı köküne kadar yaptım yani.
Uyudum, uyandım, S geldi, ben pek kankilerimizle vedalaşamadım ama olsun artık. Garaja gittik, otobüse bindik ve Kuşadasına geri döndük. Bu tatilimizde böyle olaylı, molaylı, eğlenceli, dramlı geçti işte. Ha birde yeni tanışılan çenesi düşük kankilerle. Gerçi S için Ç hala daha sıradan bir tatil arkadaşı değil, bunu her zaman hissetmişimdir de. Ben o çocukları facebooktan da eklemedim, numaralarını da almadım, öyle kader de tanışmamız gereken iki çenesi düşük ama iyi kalplı arkadaşlardı onlar.

Mükemmeeel tek kelimeyle mükemmel bi yazı olmuş. Tarzına aşırı bayılıyorum. Komik, tatlı, eğlenceli, bazen duygusal. Hiç yapmacıklık yok. İnsan kendine yakın bulabiliyo yazılarını okurken. Aynen lan dediğimiz şeyleri yazıyosun ve hep sahici. Çok ama çok beğendim yeni yazılarını bekliyorum, hemde dört gözleeee
YanıtlaSilÇok ama çok beğendim. Aşırı güldüm yemin ederim gülerken sıçıcaktım bazı yerlerinde. Hele ki cin ve tecavüz kısmı falan aşırı derecede komikti.Akşam akşam senin yazılarını okumak çok iyi geldi :D
YanıtlaSilUlan çok güldüm amk yaaa :D Beste alem kızsın yemin ederim. Aşırı tatlı bi yazı olmuş. Çok eğlenceli ve güldürücü tebrikler :)
YanıtlaSilSevgilimle tartışmıştım bok gibiydim yemin ederim yazını okudum mal mal kendi kendime kahkaha attım. Süpersin, yeni yazın yine mükemmeldi. Çok komik, çok eğlenceli... sürekli yaz. Yeni yazıları bekliyoruz :)
YanıtlaSilO an bizi köpek k*çımızdan ısırsa "oh be en azından tecavüze uğramadık, yaşasııın!" diye bile sevinebiliriz. .. Ahahhaa çok güldüm lan süper bi yazı yine süper ya çok eğlenceli bi kızsın ay çok tatlısın ya :D
YanıtlaSil